Aksaray Sohbet

Aksaray, İç Anadolu Bölgesi’nde Niğde’nin kuzeybatısında, Konya’nın doğusunda, Ankara’nın güneydoğusunda bir ildir. Yaklaşık 500.000 nüfusa sahip ve yüzölçümü olarak 7.626 m² dir. 6 İlçe, 48 Belediye ve 146 Köy’e sahiptir.
İsmin kökeni
Hitit tabletlerinde Kurşura, İlk Çağ’da Garsaura olarak anılan şehir, Kapadokya Kralı Archeleos zamanında yeniden inşa edilerek Archeleos’un şehri anlamında Archelais adı verilmiştir(Caesar- Kayseri, Heraklius-Ereğli gibi).Türkler Anadolu’ya geldikten sonra ismi Türk diline çekimleyerek Aksaray olarak anmaya başlamış, bazı Osmanlı arşivlerinde Aksara olarak da geçtiği olmuştur.Yaklaşık bin yıldır tarihi adını muhafaza edegelmiştir.Halk arasında ve Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde II. Kılıçarslan’ın yaptırdığı beyaz saraydan ismini aldığı gibi bir yakıştırma da dolaşmaktadır, resmi ve tarihi dayanağı yoktur.(Tugay AYDIN)

Tarih
İlkçağ’da Arkhelais adını taşıyan kenti, son Kapadokya kralı Arkhelaos’un Garsuara adlı yerleşmeyi geliştirerek kurduğu sanılmaktadır. Roma İmparatoru Cladius I kente koloni ayrıcalığı tanıdı. Ayrıcalık, Anadolu’daki birçok önemli yolun kavşak noktasında bulunan kentin daha da gelişmesine yol açtı. Bizans ile Müslüman Araplar arasında birçok kez el değiştiren şehir Malazgirt Savaşı’nın (1071) ardından Türkler’in egemenliğine girdi.Şehirde günümüze kadar gelemeyen Danişmendliler eserleri vardı.Şehirde Danişmend parası basılmıştır.Günümüze ulaşan Danişmedli eseri, kümbet şeklindeki, Hıcıp yakınındaki Bekar Sultan Türbesi’dir.Şehir Arap akınlarıyla virane hale gelmişti. Kılıç Arslan II (1155-1192), yıkık durumdaki Aksaray’ı bir İslam kenti olarak yeniden kurdu, kentin çevresini surla çevirdi, camii, medrese, çarşı, hamam vb. yaptırdı. Azerbaycan’dan getirdiği din bilgini, zanaatkar ve tüccarları kente yerleştirdi. Ticaret yolları üzerinde bulunan Aksaray, Anadolu Selçuklu Devleti’nin önemli merkezlerinden biri olarak gelişti. Selçuklu’lardan sonra Karamanoğulları’nın eline geçti. Bir süre Eretna Beyliği’nin egemenliğinde kalan kente (1341-1365), Karamanoğulları yeniden egemen oldu. 1396′da Yıldırım Bayezid tarafından ele geçirildiyse de Timur istilasından sonra yeniden Karamanoğulları’nın eline geçti. 1467′de Fatih Sultan Mehmet döneminde Aksaray kesin olarak Osmanlı topraklarına katıldı. Aksaray, Cumhuriyet dönemi’nde 1920′de il durumuna getirildi. 1933′de çıkarılan hususi kanunla ilçe olarak Niğde’ye bağlandı. Ancak 1989′da yeniden il oldu.

İbn-i Battuta’nın Büyük Dünya Seyahatnâmesi’nde Aksaray
14.yy İbn-i Battuta’nın kaleminden kayda geçen bilgiler:
Sultan Bedreddin’in yanında çok kısa süre kalarak Aksaray’a hareket ettik. Burası Bilâd-ı Rûm’un en güzel ve sağlam şehirlerindendir. Her yandan akarsular ve bağlarla çevrilidir. Şehirden üç kanal geçer ve bunlar evlerin içinden akar. Şehrin içinde üzüm bahçeleri, bağlar ve bostanlar vardır. Aksaray’ın koyun yününden üretilen zarif halı ve kilimlerinin dünyada bir benzeri daha yoktur. Bunlar, Şam, Mısır, Irak, Hindistan, Çin ve diğer Türk ülkelerine ihraç edilir.

Aksaray, Irak Sultanı’nın idaresi altındadır. Burada Eretna Beğ’in naibi Şerif Hüseyin’nin zaviyesine indik. Eretna Beğ, Irak hükümdarının Bilâd-ı Rûm’daki genel valisiydi. Şerif Hüseyin ise Ahiler’den olup, beldede yoldaşları pekçoktur. Bize son derece ikram ve izzette bulunarak aynen diğerleri gibi dostça davrandı.

Evliya Çelebi’nin Seyahatnâme’sinde Aksaray

Aksaray’ın Hasan Dağından görünüşü.17. yüzyıl Evliya Çelebi’nin kaleminden kayda geçen bilgiler:

Bor kalesinden Aksaray’a gitmemiz
İlk durağımız Ortaköy oldu. Aksaray Sancağı’nda yüzelli akçe payesiyle ayrı bir kazadır. Geniş ve ürünü bol bir kaza olup bağ, bahçe, cami ve mescidi olan gelişmiş bir köydür. Bu köye bağlı otuzaltı adet nahiye köyleri vardır. Buradan kuzey tarafa doğru gidip köylerden geçtik. Bir menzilde Harvadalı Köyü’ne geldik. Burası da meyvesi bol, verimli, güzel, hanı, hamamı ve camii olan bir Müslüman köyüdür. Aksaray nahiyeleri köylerindendir. Buradan da kuzeye doğru giderek Aksaray şehri vardır.

Beyaz Saray
Bu şehrin Şem’un Safâ’nın isteği ile yapıldığını söylerler. Hükümdardan hükümdara geçtikten sonra Herakl adlı kralın oğlu Helena’nın elinde iken, adı geçen kral, Arap kavminin üzerine sefer açmıştır. Binlerce pis askeri ile Şam üzerine giderken, Safraz denilen yerde yenilgiye uğramış ve kendisi de ölmüştür. Yerine, oğlu Mikale kıral olmuştur. Sonra bununda elinden Melik Mesud’un oğlu İzzeddin Kılıç Arslan 569 tarihinde burayı almıştır. Fetihten sonra bu şehirde nice büyük evliya oturduklarından, bu şehre birçok tarihçiler “Sâlihler yeri” demişlerdir.

Aksaray denmesinin sebebi de şudur
Kılıç Arslan’ın taht merkezi olması dolayısı ile ona büyük bir saray yaparlar. Saray giriş kapısının sağında ve solunda tunçtan iki adet heybetli arslan heykeli varmış. Bu saraya bir kötülük yapılmak istense, yapmak isteyen kişi, bu arslanların ağızlarından saçtığı kıvılcımlardan helâk olurmuş. Bu saray uzaktan bembeyaz göründüğünden, bulunduğu şehire de Aksaray demişler. Rumlar bu şehre halen Pegahelna derler.

Şehir, sonra Karamanoğlu Yakub Bey’in eline geçmiş ve ondan da Yıldırım Beyazıt Hân’ın eline geçmiştir. Hâlen Osmanlı Devleti’nin elinde olup, Gâzi Süleyman Hân kaydı üzere Karaman Eyâleti’nde sancakbeyi merkezidir. Kanun üzere, yılda beyine yirmi kese gelir olur. Beşyüz askere sahip bir tuğlu mirlivadır. Alaybeyisi, çeribaşısı ve yüzbaşısı vardır. Kanun üzere cebeliler ile bin askeri olur. Yüzelli akçelik şerif kazadır. Kadısına senede beş kese gelir olur. Müftüsü, nakîbi, kethüdâ yeri, yeniçeri serdârı, kale dizdârı, muhtesibi, şehir subaşısı, âyân ve eşrâfı, saygın zâtları vardır.

Aksaray Kalesi
Geniş bir alanda, büyük bir ırmak kenarında dört köşeli, taş yapılı, sağlam yapılı bir kaledir. Şehrin ortasında yapılmıştır. Burç ve kuleleri çok yüksek değildir. Bütün burçları, dişleri ve bedenleri ile mazgal delikleri, hesaplı olarak düzenlenmiş kuleleri hep birbirine bakar. Kuşatma sırasında, her kulenin güçlü savaşcıları tüfek ile kuleleri korurlar. Hisarları tarafında beş kapısı vardır. Küçükkapı batıya bakar. Demirkapı kıbleye açılır. Keçikapısı da kıbleye doğru açılır. Ereğlikapısı güneye doğru, Konyakapısı da batı tarafına açılır. Bu kapıların nöbetçileri, vergi alan muhtesib kimselerdir. Kale içinde isyancılar zamanında buğday saklamak için ambar yapılmıştır. Cephaneliği yoktur. Ramazan ayında ve başka şenliklerde atılan büyük topları vardır.

Camileri
Karamanoğlu İbrahimbey Camii(Ulu Camii)
Eski bir ibâdet yeridir. Dört kemer üzerine kargir kubbeli bir camidir. Cami içinde oniki adet sütun ile iki adet sanat eseri kapı vardır. Minberi, müezzinler yeri sade ve güzeldir. Yuvarlak minaresi camiden uzak olup, cami kubbeleri kireçle örtülüdür.

Şeyh Hamid Veli Camii
Şeyhler Mahallesi’nde, kubbeli, bir minareli camidir.

Debbağlar Camii
Kireçle yapılmış, cemaati bol bir camidir.

El-Hac Seyyid Hasanefendi Camii
Başköprü yanında güzel bir camidir. bunlardan başka doksansekiz adet mescidi vardır.

Medreseleri
Yılancık Medresesi
eski bir yapıdır.

Sulu Medrese
çeşitli bilimler yeridir.

Karamanoğlu Camii Medresesi
bu medresenin öğrencilerine ve hocalarına vakıf tarafından aydan aya aylık ve erzakları verilir. Ayrıca parasız görev yapan dersiâmları da vardır. Halkı fıkıhçı olup ferâiz ilmini atalarından beri okuya gelmişlerdir.
Bu şehirde özel Kur’ân okulları yoktur. Fakat Kur’ân hâfızları pek çoktur. Şehir onyedinci örfi iklimdedir. Ortasından akan Uluırmak, imâreleri sulayıp Alâaddin köprüsünden geçer. Bursa gibi her evden su akar.

Ziyaret yerleri
Bu şehirde yedi binden fazla büyük evliyânın yattığı söylenmektedir. “Dâr’ül-ervâh” denilen bu yere nice defalar nur inmiştir. Üzüntülü olan bir kimse burayı ziyaret etse üzüntüsü gider.

Şeyh Hamid Veli; Rum diyarı irfân ehlinin başıdır. Üstü açık bir kubbede medfûndur. Çoğunlukla saralı kimseler ziyaret ederler. Buna yakın
Şeyh Kemal Sultan olgunluk yolunda tamama ermiş büyük bir zattır. Bunun yanında
Şeyh Pertevi Sultan, Yesevî tarihinde yahşi bir erdir.
Kırkkızlar; çoğunlukla kadınlar ziyaret ederler.
Şeyh Necmeddin Kibri,
Bedreddin Sultan Veli,
Hımarlı Dede Sultan şehir içindedir.
Şeyh Gaznevî Sultan ve
Şeyh Hakîkî bin Şeyh Hamid Veli:El-hac Bayram Veli öğrencilerinden olup, Ankara’da ledün ilmini tamamlayıp Aksaray’da Bayramî tarikatinde öncü olmuştur.
Şeyh Butak, Taşpazarı Mahallesi’nde medfûn olup gönül erbâbının ziyaret yeridir. Cennetderesi semtinde Çelebilik ziyareti ve bunun üst yanında Hızırlık ziyareti vardır. *Kılıç Arslan Sultan’ın kabirleri de Hızırlık ziyaretgâhındadır. Bu Hızırlık’a yakın
Şeyh Hamza, Bayrami tarikatinin büyük zâtlarındandır. Bir de
Şeyh Hızır Efendi ziyareti vardır.
Aksaray’dan bir menzilde Sarıatlı Köyü’ne, oradan Ürgüp kazası içindeki Dübani’ye geldik. Halkı Müslümandır. Oradan Muşkara’ya ve sonra da Kayseri Kalesi’ne geldik.(Evliya Çelebi-Seyahatname)

Aksaray ve Vilayetlik
Fatih Sultan Mehmet döneminde ele geçirildiğinde defterlere vilayet olarak kaydedilen Aksaray, İstanbul’a yaptırılan zorunlu ev göçleri ve Osmanlı Devlet politikası nedeniyle gerilemiş, ilkin liva, daha sonraları ise kaza haline getirilmiştir.

1920 yılında vilayet yapılan Aksaray 13 yıl vilayetlik yapmış, 1933′de çıkarılan hususi kanunla nüfus ve gelişmişlik bakımından kendinden küçük Niğde’ye, kendi ilçesi olan Şereflikoçhisar da Ankara’ya bağlanmıştır.

1989 yılının 15 Haziran gününe kadar 56 yıl ilçe olarak kalmış olan Aksaray, bu tarihte eski hakkı iade edilmek suretiyle tekrar vilayet olmuştur.(Tugay AYDIN)

Aksaray Nüfusu
Aksaray genel nüfusu 2008 yılına göre 488.182′dir.1960′da 119.888 olan nüfus 1980′de 203.229′a, 1990′da 326.399′a, 2000′de 396.084′e, çıkmıştır.

2008 yılı nüfus sayımına göre, merkez ilçe 204.808, köyleri ile 366.109 kişi nüfusa çıkmıştır.

Arkeoloji ve mimarlık
İl sınırları içinde bulunan Aşıklıhöyük yenitaş dönemi kültürüne ışık tutarken, Acemhöyük ilk tunç çağda Asur ticaret kolonileri dönemini aydınlatır. İle 46 km. uzaklıktaki Ihlara Vadisi’nde hıristiyanlık dönemi dinsel mimarlık ve resim sanatını yansıtan önemli örnekler bulunur. Selime Kasabası yakınındaki küçük kilise ve katedral, Helvadere’deki yunan haçı planlı Kemerli kilise de bu dönemdendir. Anadolu Selçukluları zamanında önemli bir üs olan ilde,II. Kılıç Arslan zamanında yaptırılan Aksaray Kalesi’nden (1170) yalnızca sur kalıntıları görülebilir. Eğri (Kızıl) Minare (13. yüzyıl) kırmızı tuğladan, silindir gövdeli bir yapıdır. Gövde ince bir silmeyle iki bölüme ayrılmış, altı zikzak, üstü yeşil mavi çinilerle bezenmiştir. Karamanoğulları döneminden Ulu Camii (1431), dörtgen planlı mihrap duvarına dikey 5 sahınlı bir yapıdır. Mihrap önü kubbe, sahınlar tonoz örtülüdür. Yazılı kaynaklardan bilinen medreselerin bugüne ulaşan tek örneği Zinciriye Medresesi’dir (1336). Karamanoğulları döneminden olan yapı, tek katlı, dört eyvanlı planı, revaklı avlusu, çin mozaik bezemeli ana eyvanıyla, açık avlulu medreselere örnektir. Ana eyvanın yanlarında kubbeli odalar vardır. Kervan yolları üstündeki ilde, sultan hanlarının önemli örnekleri bulunur. Aksaray-Kayseri yolundaki Alayhan, Selçuklu sultan hanlarının ilk örneklerindendir (1192). Konya-Aksaray yolundaki Sultanhan (1229), bu yapı türünün klasikleşmiş bir örneği olarak nitelenir. Aksaray-Nevşehir yolundaki Ağzıkarahan (1231,1237) da anıtsal taçkapısı ve kuleleriyle kale görünümündedir.

Tarihi ve turistik zenginlikler
Müzeler ve ören yerleri
Aksaray Müzesi
Aşıklı Höyük
Acemhöyük
Antik Nora Şehri
Manastır Vadisi
Ihlara Vadisi
Musular
Ziga Kaplıcaları (Güzelyurt)
Camiler, türbeler, kiliseler
Ulu Cami (Karamanoğlu Cami-Merkez)
Eğri Minare (Kızıl Minare-Merkez)
Şeyh Hamid-i Veli (Somuncu Baba)
Yunus Emre Türbesi (Reşadiye Köyü-Ortaköy)
Kaya Cami (Güzelyurt)
Selime Sultan Türbesi (Selime Köyü)
Kilise Camii (Aziz Gregorius Kilisesi) (Güzelyurt)
Aziz Anargiros Kilisesi (Güzelyurt)
Sivişli Kilise (Güzelyurt)
Selime Katedrali (Selime)
Kale Manastırı Kilisesi (Selime)
Yüksek Kilise (Merkez)
Kızıl Kilise (Sivrihisar)
Pürenli Seki Kilisesi (Ihlara)
Kokar Kilise (Ihlara)
Eğritas Kilisesi (Ihlara)
Sümbüllü Kilise (Ihlara)
Yılanlı Kilise (Ihlara)
Saint Georges Kilisesi (Kırkdamaltı Kilisesi-Belisırma)
Bahattin Samanlığı Kilisesi (Belisırma)
Direkli Kilise (Belisırma)
Ala Kilise (Belisırma)
Karagedik Kilisesi (Belisırma)
Ziga Kaplıcaları (Güzelyurt)
Hanlar
Ağzıkarahan (Aksaray-Nevşehir yolu 15.km)
Alayhan (Aksaray-Nevşehir yolu 35.km)
Öresinhan
Sultanhanı(Türkiye’nin en büyük kervansarayı)
Yerköyhanı
Kuş gözlem alanları
Eşmekaya Sazlığı Kuş Alanı
Tuz Gölü Kuş Alanı
Aksaraylı Büyükler
Şeyh Cemaleddin-i Aksarayi
Şeyhülislam Zembilli Ali Efendi(Bayezid, Yavuz ve Kanuni Dönemi Şeyhülislamı)
Sadrazam Piri Mehmet Paşa(Yavuz ve Kanuni Dönemi veziri azamı)
Şeyh Hamid-i Veli(Somuncu Baba)(Kendi kabri ve torunlarının kabri Aksaray’dadır.Osmanlı arşivlerince de bu sabittir.)
Şeyh Yusuf Hakiki(Somuncu Baba’nın oğlu)
Bağdat Fatihi Genç Osman(IV. Murat Bağdat Seferindeyken Aksaray’dan orduya katılan, adına türkü yazılmış halk kahramanı)
Ortaköylü Hacı Ali Paşa(Merkez paşa hamamını yaptıran paşa, II. Abdülhamid’in ser-i kurenası)
İsmail Maşuki
Mehmet Cemal Perek (Türkiyenin ilk tekstilcilerinden, Bossa fabrikası kurulurken büyük katkıları olmuştur, lakabı Sultanhamam’ın Prensidir)
Sadi Somuncuoğlu (57. Hükümet Devlet Bakanı)

‘Aksaray 1920 yılında il olan, 13 yıl vilayetlik yaptıktan sonra Niğde’ye bağlanan, 1989′da tekrar il olan vilayet.

Nüfus
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2009 yılında ilimizde yaşayan nüfusla ilgili açıklamada bulundu. Buna göre 2009 yılında Aksaray’ın nüfusu 376.907 olarak açıklandı. Bu nüfusun 223.727’si ilçe ve il merkezinde yaşarken, 153.180’i de köy ve kasabalarda yaşadığını açıkladı.
Buna göre Aksaray şehir merkezinde yaşayan nüfusunda 171.423’e ulaştı. Şehir merkezinde yaşayan nüfusun erkek ile kadın arasındaki fark sadece 3. Buna göre Aksaray şehir merkezinde erkek 85.710, kadın ise 85.713 olarak kayıtlarda yerini aldı

Tarih
MÖ. 7000-6000 yıllarında Neolitik devirde Anadolu medeniyetinin ilk izlerini gördüğümüz Konya yakınlarındaki Çatalhöyük’te Hasandağı’na dolayısıyla Aksaray’a ait vesikalara rastlanmaktadır. Burada Hasandağı’nın lav püskürttüğünü tasvir eden bir kazıntı resme rastlanmıştır. Neolotik dönemde Aksaray ve çevresi iskan görmüştür. Kalkolitik ve eski demir devirlerinde iskan olup olmadığı bilinmemekle birlikte çevre köylerde (Böget ve Koçaş) bu döneme ait seramiklere rastlanmaktadır.

MÖ. 3000-2000 yıllarında Anadoluda Hatti kavmi yaşanmıştır. Bu dönemde Asurlu tacirler burada ticaret yapmışlardır. Aksaray’ın ilk ve orta tunç devirlerindeki durumunu Acemhöyük ören yerlerindeki yapılan arkeolojik kazılardan ve müze müdürlüğünün satın almış olduğu eski eserlerden öğrenmekteyiz.

Bu dönemde Asurlu tüccarlar Mezopotamya’dan gelerek şehirlerin banliyölerinde ticaret merkezi kurmaya başlamışlardır. Asurlu tüccarlar yazıyı biliyorlardı. Pişirilmiş çamur üzerine yazılmış metinler, çamurun pekiştirilmesi suretiyle yapıştırılıyordu. Höyük, MÖ. 3000’den itibaren iskan edilmiştir. Acemhöyük’ün en parlak devirleri MÖ. 2000 yılının ilk yarısına isabet etmektedir.

Koloni döneminin sonlarına doğru, MÖ. 1700 yıllarında Kafkaslardan gelen, küçük şehir devletleri kuran ve Anadolu’da, askeri bir devlet halinde bir kavmin varlığını görüyoruz. Hint-Avrupalı olan bu kavmin Anadolu da siyasi iktidarı ele geçirerek kurduğu devlet, eski Hitit Devletidir. Aksaray’da Hititlere ait eserler bulunmamakla beraber mağlup memleketler arasında Aksaray’ın adı geçmektedir.

Orta Anadolu’da MÖ. 13yy. sonlarına kadar devam eden Hitit egemenliği MÖ. 12 yy. da batıdan (Trakya) gelen ve deniz kavimleri olarak bilinen kavimlerin en güçlüsüdür.

Yanardağ küllerinin sıkışmasından oluşan tüf tabakalarının çok kolay kazılabilme özelliği nedeniyle bölgemize çok sayıda yer altı şehri ve dik yamaçlara kaya içinde yerleşme birimleri yapılmıştır. 7 yy. sonlarından itibaren Müslüman Arapların Anadolu üzerinden İstanbul’a yaptıkları sefer nedeni ile bölgeye sığınan Hıristiyanların sayısı çok artmış, Ihlara, Gelveri, ve Göreme gibi yerleşim birimleri oluşmuştur.

Aksaray, 1142 tarihinde Selçuklular tarafından zapt edilmiş ve 1470 yıllarındaki Osmanlı hakimiyetine kadar İlhanlı, Danişmentli, Karamanoğulları egemenliğinde kalmıştır. 1470 yıllarında Aksaray’ı ele geçiren İshak Paşa tarafından, Fatih Sultan Mehmet’in emri ile halkın bir bölümü İstanbul’a nakledilmiştir.Günümüzdeki İstanbul’un Aksaray semti ismini buradan almaktadır.

Hititler Döneminde Aksaray
İlk Çağ’da Garsaura olarak anılan şehir Hititler döneminde önemli bir merkez olan Kurşaura ile aynı yerdir.İlk Çağ’da Garsauritis bölgesinin başkenti olan Aksaray, Anadolu’nun doğu-batı, kuzey-güney yönlerindeki antik yollarının çakışma noktasıdır.Hitit metinlerinde Aksaray’ın adı Kurşaura olarak geçer.(Tugay AYDIN)

Selçuklular Döneminde Aksaray
1142 yıllarında Selçuklu egemenliğine giren Aksaray’a giren II. Kılıçarslan zamanında saraylar, medreseler, zaviyeler, kervansaraylar yaptırılmış, Azerbaycan ve başka yerlerden Müslüman halk, gazi, mücahit, alim, ticaret erbabı getirerek yerleştirilmiştir.

Bu yıllarda Aksaray, bir Selçuklu askeri üssü durumundadır. Kılıçarslan’ın babası Sultan Mesud, Danişmentlere karşı Aksaray’ı bir askeri üs olarak kullanmıştır. Ve burada bazı tesisler yaptırmıştır. II. Kılıçarslan burada bir saray yaptırarak(bu sarayın beyaz olduğu söylenir) Arkhelais adını Aksaray’a çevirdi ve burası ikinci payitaht gibi idi. II. Kılıçarslan kendi adını taşıyan türbede ebedi uykusundadır. Aksaray, Selçuklu ve Karamanoğlu dönemlerinden kalan eserler yönünden oldukça zengindir.

Osmanlılar Döneminde Aksaray
1470 yılında İshak Paşa tarafından ele geçirilen Aksaray Osmanlı hakimiyetine girmiştir. İstanbul’un fethinden sonra boşalan şehrin iskanı için, Aksaray halkının büyük bir bölümü İstanbul’a nakledilmiştir. Ve bu şehirde bir semte de Aksaray adı bu nedenle verilmiştir.

Aksaray, Osmanlı sınırları içine alındıktan sonra Fatih adına yapılan ilk tahrirde Aksaray vilayeti olarak gösterilmiştir.

Kanuni Sultan Süleyman zamanına kadar Aksaray, Karaman eyaletine bağlı bir kazadır. Kanuni devrinde Konya’ya bağlı bir sancaktır. Cumhuriyet dönemine kadar bu şekilde devam ede gelmiştir.

Cumhuriyet Döneminde Aksaray
H. 1336 M. 1920 yılında Aksaray Vilayet olmuştur. 1933 yılına kadar 13 yıl vilayetlik yaptıktan sonra vilayetliği lağvedilmiştir. 20.3.1933 tarihinde 2197 sayılı kanunun 3. maddesi ile Niğde’ye ilçe olarak bağlanmıştır.

1989 yılının 15 Haziran gününe kadar 56 yıl kaza olarak kalmış olan Aksaray, bu tarihte eski hakkı iade edilmek suretiyle tekrar vilayet olmuştur.

Kültür ve Turizm
Geniş tarihi içerisinde Aksaray çeşitli medeniyetlere beşiklik yapmıştır. Güzelyurt ve Ihlara Hristiyanlarca önemli dini merkezler durumundadır. Bu kavimlerin hakimiyeti Friglerin Anadolu’yu istilaları ile son bulmuştur.

MÖ. 1200-700 yıllarında Hititler devrinde Aksaray çok büyük önem kazandı. Son yıllarda şehir merkezinde ve çevresinde yapılan kazılar M.Ö. 1100-1000 yılları ile 9 yy. ait Hitit hiyeroglifi ile yazılmış kitabelerin bulunması bu durumu ispatlamaktadır.

MÖ. 6 yy. da Perslerin Frig devletini ortadan kaldırması ile tüm Anadolu Pers egemenliğine girmiştir. Perslerin Yunanistana ilerlemeleri Grekopers kültürü adı verilen yeni bir uygarlık geliştirmiştir. Bu durum M.Ö. 3 yy. da Büyük İskender’in Persleri ortadan kaldırmasına dek devam eder.

Büyük İskenderle başlayan ve MÖ. 300 yıllarında sona eren döneme Helenistik dönem adı verilmektedir. Büyük İskender’in ölümünden sonra bölge kumandanlar arasında paylaşılmıştır. Aksaray’da Kapadokya Beyleğine bağlanmıştır. Bu dönemde Aksaray’ın ismi Arkhelais olmuştur. Roma İmparatorluğunun M. S. 395 de ikiye ayrılması ile Doğu Roma İmparatorluğu içinde kalan bölgemiz Doğu Romanın Bizans ismini almasından sonra (1071-1174) Bizans egemenliğinde kalmıştır.

M.S. 1 yy. da Havari St. Paul ve müritleri tarafından Anadolu da yayılmaya başlayan Hristiyanlık, çok tanrılı Roma taraftarlarının büyük tepkisine neden olduğundan, ilk Hristiyanlar korunma açısından daha elverişli yerlere yerleşmeye başlamışlardır. Ayrıca inzivaya çekilmek isteyen bir çok din adamı da bu bölgeye gelmiştir.

Gerek Manastır Vadisi ve gerekse Ihlara Vadisi içerisinde bulunan kaya oyma yüzlerce manastır ve kilise, her yıl yüz binlerce yabancının ziyaret ettiği çok önemli turizm merkezlerimizdir.

Jeolojik yapısı itibarı ile de bu yöremiz, bozulmamış tabii güzelliklere sahip, bir çok oyma yerleşim yeri ve yer altı şehrinin bulunduğu, kaplıcaların yer aldığı hem dini, hem doğal güzellikler ve hem de termal turizm açısından değer ifade etmektedir.

Hasandağı avcılık, dağcılık ve kış sporları bakımından önem arz eder. Ayrıca yayla olarak yöre halkının rağbet ettiği bir yerdir. 1990 yılı içerisinde kış sporları Turizm merkezi olarak ilan edilmiştir.

Selçuklu ve Karamanoğulları eserlerinin pek çok olduğu Aksaray, Han ve kervansarayları, Zinciriye Medresesi, Ulu Camii, Eğri Minaresi yanında Somuncubaba (Şeyh- Hamidüdini Aksarayi), Yunus Emre ve Tabduk Ermesi ile İslam aleminin ilgisini de üzerine çekmektedir. Zinciriye Medresesi (Halen müze olarak kullanılmaktadır) ki müderris yetiştiren zamanın en büyük okullarından birisidir. Somuncu Baba ve Hacı Bayram-ı Veli burada öğretmenlik yapmışlardır.

Aksaray, tarihi, kültürel ve turizm açısından ele alındığında, Hristiyanlık öncesi, Hristiyanlık dönemi ve İslami döneme ait bir çok esere sahip, kolektif açık hava müzesi durumundadır. Doğu-Batı, Güney-Kuzey ana yollarının bağlantı noktasında bulunması, Dünya’nın ve Türkiye’nin her yerine kolayca ulaşılmasından dolayı önemli bur turizm merkezi olma konumunu muhafaza etmektedir. Bilgi : Yasin Ölmez

İkiz Şehirler – Kardeş Şehirler
Aksaray ile kardeş olan Şehirler:

Ankara,Türkiye
Kayseri, Türkiye
Konya, Türkiye
Horasan, Iran
Tebriz, Iran
Kavala, Yunanistan
Humus, syria

 

aksaraysohbet, aksaray sohbet odalari, aksaray sohbet sitesi, aksaray sohbet kanallari, sohbet aksaray, aksaray sohbet, Aksaray Sohbet Odaları, Aksaray Chat Odaları, Aksaray Sohbet Sitesi, Aksaray Chat Sitesi, aksaray sohbet odasi, aksaray chat odasi, aksaray sohbet kanalı, aksaray chat kanalı, aksaray chat kanallari, aksaray kizlarla sohbet yap

3 thoughts on “Aksaray Sohbet

  1. sohbet edebileceginiz en dogru adres cok güzel bi ortam sicak aile ortami kalici samimi dostluklar kurabileceginiz adres sohbeet.net herkesi beklerizz.

  2. Sohbetin ve seviyenin tek olduğu bu yerde sizler ile gurur duyuyorum. Harika bir ortam var harika dj ler yönetim çok güzel herkese tavsiye ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Caner | Powered by Themeglory

Sohbeet.Net itibari ile guncellenmistir.

sohbet sohbet yap sohbet et mobil sohbet chat